Alerjik Nezle

Alerjik Nezle

Alerjik nezle; hapşırma, burunda tıkanıklık, kızarıklık, kaşıntı ve akıntı ile seyreden ve toplumda sık görülen bir hastalıktır. Alerjik nezle mevsimsel bir seyir izleyebilir ya da belirtiler yıl boyunca hiç azalmadan devam edebilir. Mevsimsel seyir izleyen tip daha sıktır. İlkbahar ve sonbahar çeşitli polenlerin ortaya çıkması ile belirtilerde artış gösterir. Yıl boyunca süren alerjik nezleye ise sebep olarak ev tozu sürekli ortamda bulunabilen alerjenler gösterilmektedir. Alerjik nezlenin tedavisi için temel amaç alerjiye neden olan uyarının ortamdan uzaklaştırılmasıdır.
Alerjik Rinit

Alerjik Rinit

Alerjik Rinit (saman nezlesi); toplumda sık görülen alerjik hastalıkların en önemlilerinden biridir. Özellikle alerjik olan anne ve/veya babaların çocuklarında görülme sıklığı daha fazla olan bu hastalık; endüstriyel gelişmiş ülkelerde, çevre kirliliği gibi faktörlerin artması ile giderek artmaktadır. Hastalığın başlama yaşı genellikle küçük yaşlarda olmakla birlikte, ileri yaşlarda da başlayabilir. Hastalık genllikle alerjik konjonktivit (göz nezlesi), alerjik sinüzit veya astımla birlikte gözükebilir.

Alerjik Rinitin tedavisi şikayetlerin giderilmesine yöneliktir ve hastalık bu tedaviyle ortadan kaldırılamaz. Alerjik Rinit ömür boyu devam eden fakat yaşla beraber şiddeti azalan bir hastalıktır. Gerekli tedbirler alınır ve uygun tedavi verilirse, bu hastalığın atak sayısını oldukça azaltmak mümkündür.
Amliyo (Göz Tembelliği)

Amliyo (Göz Tembelliği)

Çocukluk döneminde, kayma olmadan her iki gözden net görüntü algılandığında normal görme gelişimi sağlanmış olur. Kayma gibi gelişmenin olumsuz olarak etkilendiği durumlarda kayan gözde göz tembelliği ya da görmede azalma gelişir. Şaşılığı olan çocukların yarısında göz tembelliği gelişir. Erken (yaşamın ilk sekiz, dokuz yıllık döneminde) tanı konulduğunda tedavisi olanaklıdır. İyi gören gözün kapatılması ile görme düzeyi artırılabilir. Ancak gelişme döneminin tamamlandığı dokuz yaş sonrasında görme için tedavi başarısı oldukça düşüktür. Tanı ne kadar erken konulursa tedavi başarısı o denli yüksek olacaktır. Göz tembelliği ilerleyici bir hastalık değildir; görme tamamen kaybedilmez.

Göz tembelliğinin tedavisi için eşlik eden şaşılık, gözlük gereksinimi ya da katarakt gibi hastalıklar tedavi edildikten sonra az gören gözün kullanılmasını zorlamak için iyi gören göze kapama yapılır. Eğer çocuk kapama yapmaya çok direnç gösteriyorsa, göz damlaları ya da özel çalışma sistemleri kullanılabilir; ancak en etkili tedavi yöntemi kapamadır. Göz tembelliği tedavi edilmediği durumda ilerleme göstermez ancak gelişme dönemi sonrası tedavisi olanaklı değildir ve her iki gözün bir arada kullanılması ve derinlik hissi algılamasında zorluğa neden olur. Polislik, pilotluk gibi mesleklerin seçiminde ve sürücü almada engel oluşturur.
Anestezi

Anestezi

Anestezi, ameliyat ya da herhangi bir cerrahi müdahale öncesi, insan vücudunun bütününde veya belirli bir kesimindeki duyunun (hissin) yok edilmesi demektir. Anestezide amaç; acının kontrol altına alınmasıdır.
Alerjik Konjonktivit (Göz Nezlesi)

Alerjik Konjonktivit (Göz Nezlesi)

Alerjik Konjonktivit; sık olarak tekrarlayan ve uzun süren, gözlerde sulanma, kaşınma ve kızarmaya neden olan alerji çeşididir.
Alerjik Sinüzit

Alerjik Sinüzit

Alerjik Sinüzit; alerjik rinitin tetiklediği sinüs enfeksiyonudur. Bu sinüzit genellikle kronik sinüzit olarak ortaya çıkmaktadır. Şikâyetler uzun sürelidir veya sık olarak tekrarlayabilir.
Anevrizma

Anevrizma

Anevrizma, bir damarın belli bir noktada toplanarak anormal şekilde genişlemesidir. Anevrizmaların çok büyük bir bölümü torbacık şeklinde ve doğumsaldır. Bu anevrizmalar genellikle 5-15 mm çapında bir hacime sahiptirler. Ancak çapı 25 mm’den büyük, dev olarak nitelendirilebilecek anevrizmalar da olabilir. Kişide doğuştan olmayan, sonradan oluşan anevrizmalar nadirdir.
Anjina ve Kalp Krizi

Anjina ve Kalp Krizi

Kalp, insanlarda dinlenme ânında dakikada 60-80 kez tüm vücuda kan pompalayan güçlü bir pompadır. Tüm vücudun kan ihtiyacını karşılarken kendisinin de beslenmesi için kan kullanması gerekir. Kalbin kendini besleyen damarların (koroner arterler) dolaşım bozukluğunda koroner yetersizliği meydana gelir. Koroner yetersizlik durumları koroner damarlardaki darlıkların tipine, derecesine ve yerine göre değişir. Bâzıları anjina seviyesinde kalırken diğerleri krize dönüşebilir. Genelde fiziksel aktivite sırasında ortaya çıkan ve dinlenmekle geçen göğüs ağrıları (anjina) ilk uyarılardandır. Eforlu EKG ile kalp damarlarının fonksiyonelliği değerlendirilebilir. Anjinasız da kalp krizleri sık görülmektedir. Kalp damarları ânî olarak tıkanırsa kalp krizi ortaya çıkar.
Apgar Testi

Apgar Testi

Apgar testi, doğumdan 1 dakika sonra uygulanan ve 5 dakikalık aralarla tekrarlanan, bebeğin genel sağlık durumunu değerlendirmek amacıyla yapılan bir testtir. Apgar testi sonucunda elde edilen skor, bebeğin soluk alıp vermesine ilişkin olarak herhangi bir acil tedbir alınıp alınmayacağının da göstergesidir.
Astım

Astım

Solunum yollarının süregelen bir iltihap sonucu aşırı derecede duyarlı olmasına ve bazı etkenlerle zaman zaman daralmasına neden olan bir solunum yolu hastalığıdır.

Astımın kesin sebebi belli değildir. Genel kabul gören görüşe göre, doğuştan soluk boruları duyarlı bireylerde çevresel koşulların etkisi ile astım oluşmaktadır. Astımın tipik karakteristiği bronşların mukoza ödemiyle daralmasından ötürü olan episodik dispnedir (nefes darlığı). Bu durum, polijenik bir kalıtım biçiminde genetik kökenli olabilir; fakat enfeksiyon, alerji ve emosyonel faktörler de rol oynayabilir. Psikolojik mekanizmaların rol oynaması için bronşiyal aşırı duyarlığa somatik bir yatkınlık bulunması gerekir. Astımlılarda belirli bir takım kişilik özelliklerine rastlanmasına rağmen, bu hastalıkla birlikte görülen spesifik bir kişilik tipi yoktur; anksiyetenin yol açtığı bazı astım nöbetlerinin nedeni bir şartlı refleksle açıklanabilir. Kesin alerji vakası gösteren bazı hastalarda bulunan yüksek bir immunglobulin (IgE) seviyesi, alerjinin oynadığı rolü açığa çıkarmıştır. Bu gibi hastaların yeni bulunan immunosüpressif ilaçlarla tedavileri yararlı olabilir. Kortikosteroid'ler de tedavide yararlıdırlar, fakat uzun süre ve yüksek dozda kullanılırsa bazı yan etkileri olabilir. Eğer astım nöbetlerinde şartlı anksiete belirgin bir rol oynuyorsa, hayal gücünde sistematik desensitizasyon yöntemi uygulanabilir. Eğer hipersensitivite dolayısıyla hava yolunun reversibl tıkanmasına yol açan birçok stimüle edici faktörlerin astıma neden olduğu düşünülüyorsa, önce mümkün olduğu kadar açık bir biçimde bu fiziksel ve psikolojik nedenlerin tablosunu çizmek ve bunlardan her birini tedavi ederken hastayı sürekli kontrol altında tutmak gerekir. Astım sıklıkla bir alerjiye bağlı olmakla beraber (%60-80) alerji olmadan da astım olabilir.
Astigmat

Astigmat

Astigmat, çoğu kez korneadaki şekil bozukluğuna bağlıdır ve basitçe anlatmak gerekirse korneanın yumurta biçiminde olmasıdır. Bu durum iki eksende farklı kırılmaya yol açar. Meselâ bir eksende numara 1, diğer eksende 3 ise, aradaki fark astigmat sonucudur ve astigmatın değeri 3-1=2 dir. Bu göz problemi bulanık veya gölgeli (çift) görmeye sebep olur.