Girişimsel Radyoloji

Girişimsel Radyoloji US, BT, MR veya floroskopi gibi cihazlar kullanılarak vücuda tanısal ya da tedavi amacıyla girişimsel işlemlerin yapılmasıdır. Bu cihazların kullanılması sayesinde organlar ve dokular görülerek işlemler uygulanmakta ve böylece işlemlere bağlı riskler minimuma inmektedir.

Girişimsel Radyoloji Ünitesinde Yapılan İşlemler

Girişimsel radyoloji ünitesinde yapılan işlemler vasküler ve non-vasküler işlemler olarak ikiye ayrılmaktadır. Vasküler işlemler atardamar ve toplardamarlarla ilgili olan işlemler, Nonvasküler işlemler ise damarlar dışında kalan organlara yönelik yapılan işlemlerdir.

Vasküler Girişimsel Radyolojik İşlemler

Vasküler işlemler atardamar ve toplardamarlarla ilgili olan işlemlerdir. Tanısal amaçlı işlemlerde özel iğneler ve kateterler ile görüntülenmek istenen damarın içerisine ilerlenmekte ve kontrast madde verilerek görüntüler alınmaktadır. Tedavi amaçlı işlemlerde ise damarlardaki problemin çözümüne yönelik işlemler uygulanmaktadır.

Ünitemizde Yapılan Vasküler Tanısal Radyolojik İşlemler:

  • Femoral yolla 4 sistem selektif serebral anjiografi
  • Çift taraflı karotid anjiografi
  • Selektif vertebral anjiografi
  • Aortografi
  • Aortofemoropopliteal (AFP) anjiografi
  • Bronşial arteriografi
  • Çölyak anjiografi ve arterial portografi
  • Superior - inferior mezenterik anjiografi
  • Renal anjiografi
  • Pelvik anjiografi
  • Spinal anjiografik tarama
  • Brakial anjiografi
  • Transplant renal anjiografi
  • İnferior/Superior venakavagrafi
  • Üst ekstremite venografisi
  • Renal venografi
  • Renal - petrozal kan örnekleri alınması
  • Hepatik venografi
  • Splenoportografi
  • Testiküler venografi
  • Alt ekstremite venografisi
  • Arteriovenöz fistülografi
  • Santral venöz kateter patensi değerlendirilmesi

Ünitemizde Yapılan Vasküler Girişimsel Radyolojik İşlemler:

  • Vena kavaya filtre yerleştirilmesi
  • Tümör embolizasyonu
  • Kemoemboliazsyon
  • Perkütan transluminal anjioplasti (PTA)
  • PTA - stent yerleştirilmesi
  • Selektif trombolitik tedavi
  • Tünelli (kalıcı) kateter yerleştirilmesi
  • Geçici kateter yerleştirilmesi
  • Subkutan port takılması
  • Tünelli kateter çıkarılması
  • Subkutan port çıkarılması
  • Periferik ateroktomi - trombektomi veya lazer
  • Varislere sklerozan tedavisi

Nonvasküler Girişimsel Radyolojik İşlemler

Nonvasküler işlemler damarlar dışındaki yapılara yönelik yapılan işlemlerdir. Görüntüleme yöntemleri gelişmeden önce vücudumuzdaki organlara yönelik yapılan işlemler anatomik pozisyonlara göre yapılırdı. Örneğin karaciğer ya da böbrek gibi herhangi bir organdan biyopsi yapılacaksa anatomik olarak uygun bir yerden girilerek parça alınırdı. Bu gibi durumlarda işlemi yapan hekim parça alınacak organın önünde ne gibi yapıların olduğunu göremezdi. Organı görmeden yapılacak biyopsilerde, kanama ya da uygun yerden örmek alamama gibi durumlarla karşılaşılabilir. Artık günümüzde bu işlemleri girişimsel radyologlar, uygun cihazları kullanarak, biyopsi yapılacak organı ve çevresindeki yapıları görerek yapmakta, böylece organın içindeki ya da çevresindeki damar ve sinir gibi yapılara zarar verilmemektedir. Örneğin tiroid bezinden yapılacak biyopsilerde ultrason kılavuzluğunda tiroid bezi görülmekte, bez içerisindeki nodüle en kısa yoldan ulaşılmakta ve doğru bir şekilde aspirayon yapılabilmektedir.

Ünitemizde Yapılan Vasküler Girişimsel Radyolojik İşlemler:

  • Biyopsiler
  • USG eşliğinde meme işaretleme
  • Parasentez / Torasentez
  • Perkütan asit / plevral efüzyon drenajı
  • Perkütan abse / ampiyem drenajı
  • Perkütan kist tedavisi
  • Perkütan pnömotoraks tedavisi
  • Perkütan lenfosel drenajı
  • Perkütan psödokist tedavisi
  • Perkütan hidatid kist tedavisi
  • Kolanjiografi
  • Perkütan transhepatik kolanjiografi
  • Perkütan bilier sistem drenajı
  • Perkütan koledok balon dilatasyonu
  • Perkütan bilier stent yerleştirilmesi
  • Perkütan safra kesesi drenajı
  • Perkütan alkol ablasyon tedavisi
  • Antegrad pyelografi
  • USG eşliğinde perkütan nefrostomi
  • Perkütan üreter stenoz dilatasyonu
  • Perkütan üreteral stent yerleştirilmesi
  • Perkütan sistostomi
  • Perkütan renal kist ponkisyonu ve tadavisi
  • Poş grafisi
  • Perkütan gastrostomi
  • Perkütan gastrojejunostomi
  • BT eşliğinde girişimsel tetkikler

Diyaliz Hastalarına Uygulanan Girişimsel Radyolojik İşlemler

Böbrek damarlarından kaynaklanan problemi olan hastalarda amaç, hastalığın ilerleyip böbrek yetmezliğine neden olmadan bulunup tedavi edilmesidir. Örneğin böbrek damarlarında darlık varsa erken dönemde saptanıp daralan damara stent yerleştirilerek hastalığın ilerlemesi önlenebilir. Diyalize giren hastalarda ise el ve kol damarlarının korunması fistül açılması açısından önemlidir. Açılan fistüller hastanın diyalize girmesini sağlamaktadır. Fistülü oluşturan damarlarda problemi olan hastalarda diyaliz işlemi kateter adını verdiğimiz toplardamarların içerisine yerleştirilen materyallerle sağlanmaktadır. Bunlar geçici ve kalıcı kateterler şeklinde ikiye ayrılır. Girişimsel radyolojinin avantajı ultrason kılavuzluğunda uygun toplardamarı görülerek kateterin yerleştirilmesidir. Ayrıca fistülü tıkanan hastalarda, erken dönemde tıkanan fistülün içerisine girilerek pıhtı eritici ilaç verilip tekrar açılması sağlanabilmektedir. Yada fistüldeki tıkanma toplardamardaki darlığa bağlı ise darlık balonla açılarak fistülün devamlılığı sağlanabilmektedir.

Kanserin Erken Saptanmasında Radyolojinin Önemi

Kanser tüm insanlığın kabusu olmaya devam etmektedir. Burada öncelikli amaç insanların bilinçlendirilmesidir. Kadınlarda meme ve sigara içiminin artması nedeniyle akciğer kanseri, erkeklerde ise akciğer kanseri en sık görülen kanser türleridir.  Bununla birlikte vücudumuzdaki her organdan kanser gelişebilmektedir. Kanserin oluşmasında genetik ve çevresel faktörler rol oynamaktadır. Kanser erken dönemde saptandığında tedavisi çok daha kolay olabilmektedir. Geç dönemde ise vücudun diğer organlarına ve dokularına yayılmakta ve tedaviyi zorlaştırmaktadır. Radyolojik açıdan herhangi bir organda bir kitle saptandığında uygun modaliteyi kullanılarak saptadığımız kitlenin içerisine girip parçalar alınmakta ve patoloji laboratuarına göndererek teşhis konulması sağlanmaktadır. Girişimsel radyolojik yöntemler içerisinde bazı kanser türlerinin tedavi edilmesi de vardır. Örneğin karaciğer kanserinde karaciğerdeki tömörün içerisine girilerek alkol verilmesi, embolizasyon yöntemi ile tümörü besleyen damarların tıkanması ya da RF ablasyon dediğimiz yöntemle tümörün içerisine girip radyofrekans dalgaları gönderilmesi gibi yöntemlerle tümörlü doku ortadan kaldırılabilmektedir.

Hamilelikte bu şikayet ameliyat sebebi !

Hamilelikte bu şikayet ameliyat sebebi !

  Hamilelikte en sık görülen şikayetlerden birisi hemoroid. Yalnız diğer problemler kadar masum olmayan bu şikayet, gebelikten sonra da kalabiliyor. Artan gebelik hormonlarıyla birlikte ilerleyen hemoroid, çok ağrıya sebep olurken, kan kaybına da sebep olabiliyor. Medikal tedaviye cevap vermediğinde, çaresi cerrahi operasyon!

  Gebelikte ortaya çıkan hemoroidin tedavisi ve önlemleri hakkında bilgi veren Çakmak Erdem Hastahanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Yasemin Çakar Kement, “Hemoroid anüs etrafındaki toplardamar ağının genişlemesi, şişmesi ve meme şeklinde aşağı sarkmasıdır. Hemoroid rahatsızlığı toplumda çok yaygın görülmektedir. En sık nedeni kabızlık ve genetik sebeplerdir. Anüsteki yerleşim yerlerine göre hemoroidler iç ve dış hemoroid olarak ikiye ayrılır.

  Gebelikte bebeğin büyümesiyle birlikte karın içi basınç artışı, kabızlık nedeniyle ıkınma, vücudun alt yarısında kanlanma artışı,  gebelikte artan progesteron hormonunun damar düz kaslarını gevşetici etkisi gibi nedenlerle hemoroid oluşma riski fazladır. Öyleki her üç gebeden biri hemoroidden şikayet eder ayrıca tüm bu sebeplerle birlikte gebelerde sadece hemoroid değil aynı zamanda bacaklarda ve dış genital organlarda da varisler ortaya çıkabilir.

  En sık görülen şikayetler başta kaşınma olmak üzere makat bölgesinde rahatsızlık hissi, ağrı ve kanamadır. Hemoroidlerin içindeki kan bazen pıhtılaşabilir bu durum tromboze hemoroid olarak adlandırılır ve şiddetli ağrıya sebep olur.

  Doğum sonrasında  hemoroidlerde hızlı bir iyileşme olduğu için tedavide daha çok medikal tedavi tercih edilmelidir. Cerrahi tedavi son seçenek olmalıdır. Tedavide öncelikle kabızlığı önleyici, doktorunuzun önerdiği, şurup veya haplar, ağrıyı, kaşıntıyı ve ödemi azaltacak fitil, krem ve ağrı kesiciler kullanılmalıdır. Ayrıca günde bir kaç kez ılık suda 20 dakikayı geçmeyecek şekilde oturmak çoğu zaman yeterli olmaktadır. Tromboze hemoroid geliştiğinde lokal anastezi altında cerrahi eksizyon yapılabilir.

Hemoroidden korunmak için düzenli beslenme ve egzersiz şart !

  Hemoroidden korunmak için gebelerin,  düzenli saatinde beslenmeleri, bol miktarda lifli gıda ve sıvı tüketmeleri, günde 2 litre su içmeleri kabızlığa engel olarak hemoroide karşı koruyucu olacaktır. Ayrıca düzenli egzersizler ve kegel egzersizlerinin yapılmasıyla birlikte makat bölgesindeki kasların çalışması ve damarlardaki kan akışının hızlanması sağlanarak hemoroid oluşumu  önlenebilir.

  Hemoroidler normal vajinal doğuma engel değildir ancak çok büyük hemoroid pakelerinin varlığında özellikle zor doğumlarda fazla ıkınmaya bağlı olarak aşırı kanama meydana gelebilir.” dedi.

 

devamı